KATEGORİLER
- En Yeniler
- Dünya Edebiyatı
- Türk Edebiyatı
- Tarih - Araştırma
- Anı - Biyografi
- Toplum ve Siyaset
- Kent Kültürü
- Yabancı Dilde Kitaplar
- Ev - Aile - Toplum
- Sağlık ve Kişisel Bakım
- Bitkiseverin Kitaplığı
- Beslenme ve Diyet
- Yemek ve Mutfak Kültürü
- Toplum ve Ekonomi
- İş ve Yönetim
- Sinema
- Müzik
- Fotoğraf
- Mimarlık
- Sanat Dizisi
- Taschen Temel Sanat Dizi
- Sanatçılar, Akımlar, Yapıtlar
- Uygulamalı Sanat Dizisi
- Felsefe - Bilim - Estetik
- Temel Eserler
- Toplumbilim - Kültür
- Sözlük - Dil
- Bilim ve Teknik
- Çeşitli Kitaplar
- İndirimli Kitaplar
- Kitap Gazetesi
- Okul Öncesi Kitapları
- Çocuklar İçin Kaynak Kitaplar
- Masal Kitapları
- Çocuklar İçin Klasikler
- Eğlenceli Serüvenler Dizisi
- Seçimler Dizisi
- İlk Gençlik Kitapları
- Çizgi Romanlar
- E-Kitap
- Sesli Kitap
- Dağıtımını Yaptığımız Ürünler
REMZİ'DE ÇOK SATANLAR
ISBN: 978-975-14-2287-3
Sayfa Sayısı: 404
Ebat: 145 x 215 mm
Yayın Tarihi: 03.06.2026
Fiyatı: 550.00 TL
İş Dünyasında Etik ve Çakallaşma
Neoliberal İş Dünyasında Ahlakın Çöküşü
Daniş Navaro, Dr.
Gerek şirketler gerek bireyler için asıl anlamda yıkıcı olan, yaptıkları etik yanlışlardır. Etik, insanı tüm diğer canlılardan ayıran temel varlık ve varoluş koşuludur. Etik ilişki, toplumu kuran değer temelli ilişkidir. Bu çok özel, sadece insana mahsus ilişki türü, insan yaşamının çok büyük bir boyutunu kapsayan iş dünyasında ortadan kaybolursa ne üretim, ne birey, ne toplum varlığını sürdürebilir; insan biter!
Neoliberal kapitalizm, “iş ve insan”ı giderek arka plana attı. Verimlilik, ölçülebilirlik, performans, kâr gibi “sözde-rasyoneller” aracılığıyla girişimciyi, çalışanı, yöneticiyi kendinden geçirerek, “hep daha çok” ilkesinin peşinde doyumsuzca koşmaktan yorulmayan, sadece maddi çıkarlarını önceleyen, ahlaksız ve anlamsız bir iş dünyası yarattı. 300-400 yıllık bir yolculuk sonucunda gelinen nokta bu! Büyük umutlarla başlayan ve sürdürülen bir üretim ve paylaşım sisteminin giderek insanı yıkıcı bir hale dönüşmesi, insanın varlıksal bütünlüğünü ele geçirmesi, anlamın yitirilmesi…
Kariyerini çokuluslu bir şirketin zirvesinde geçirmiş üstdüzey bir yönetici ve aynı zamanda insan felsefesi, varoluşçuluk ve etik alanında derinleşmiş bir düşünür olarak yazar, günümüzde gelinen noktada, insanı gittikçe “kendisinden boşaltan” neoliberalizmin iş dünyasında aşırı ve korkutucu boyutlara erişen etik çürümeyi, bireyin ve toplumun üç kurucu unsuru olan erdem, ödev ve fayda etikleri üzerinden çözümlüyor.

